Buradasınız : Anasayfa >> Makaleler >> Faydalı Model Gerçekten Faydalı Mı?

Faydalı Model Gerçekten Faydalı Mı?

Faydalı Model Türk patent hukukunda 551 sayılı patentlerin korunması ile ilgili kanunda (KHK) madde 154-170’te bahseder. Faydalı Model; yeni olan ve sanayiye uygulanabilen buluşlar için verilir. Yani patent için gerekli olan üç şarttan (Yenilik, sanayiye uygulanabilirlik ve tekniğin bilinen durumunun aşılması) sadece ikisi faydalı model için yeterlidir. Patent için gerekli olan “tekniğin bilinen durumunun aşılması” şartı buluş basamağı olarak adlandırılır. Avrupalılar buna “inventive step”, Amerikalılar “obviousness” (aşikârlık) olarak isimlendirirler.

Faydalı model de bir patent çeşididir. Patentler yeni olan, sanayiye uygulanabilen ve tekniğin bilinen durumunu aşan buluşlara verilen bir koruma belgesidir. Faydalı model de üçüncü şartı taşıyamayan (tekniğin bilinen durumunun aşılması, veya buluş basamağı şartı) ama yine bir teknik yenilik içeren küçük buluşlara verilen bir koruma belgesidir. Örneğin bir ahşap malzeme içinde kömür (karbon) konularak üretilen klasik bir kurşun kalemi ele alalım. Bu kurşun kalemin kafasına bir silginin yeni eklendiğini düşünürsek bu bir teknik yeniliktir. Ancak çok da büyük bir yenilik değildir. Dolayısı ile bu buluşun faydalı modelle korunması daha uygundur. Eğer klasik ahşap gövdeli kurşun kalem yerine plastik veya metalden yapılmış, içine silindirik veya başka formda kömür uç (karbon) konan, üstten basmalı veya döndürerek kömürü ilerleten, otomatik bir kurşun kalemin yeni yapıldığını düşünelim. Bu da bir kurşun kalemdir ama, ahşap sabit gövde kalkmıştır bir içinde hareket eden boru ve yay mekanizması vardır. Üstelik içindeki kömür (yazdırılan karbon kısım) bittikçe değiştirilebilmektedir. İşte bu yenilik tekniğin bilinen durumunu aşar ve patentle korunabilir.

Faydalı modeller, daha çok buluşçuları teşvik etmek için, önceki buluşların ve ürünlerin üzerinde yapılan teknik iyileştirmeler için verilir. Çoğu ülkede, Türkiye’de olduğu gibi bir patent olarak kabul edilir ve patent kanunları içinde bahsedilir. Bir çok ülkede faydalı model koruması vardır. Türkiye gibi, Almanya, Rusya, Çin, Güney Kore, Ukrayna, İspanya ve İtalya gibi ülkelerde faydalı model koruması vardır. Ancak İngiltere, İsviçre, Amerika ve İsveç gibi ülkelerde yoktur. Bir çok ülkede faydalı modeller eğer şartları uygunsa patente dönüştürülebilir ve PCT (Patent CooperationTreaty) ile uluslararası koruma elde edilebilir.

Faydalı modellerin süreç olarak patentten farkı Türkiye’de dahil olmak üzere bir çok ülkede araştırma ve inceleme olmadan, sadece başvuru sahibinin beyanı esas alınarak yayınlanması ve belge verilmesi şeklindedir. Bir patent başvurusunda resmi patent ofisi başvuruyu alır ve patent şartlarına göre inceler. Aynı zamanda buluş konusu ile ilgili dünya çapında detaylı araştırmalar yaparak konunun yeni olup olmadığı, tekniğin bilinen durumunu aşıp aşmadığını inceler. Sonra yayınlar ve itirazları da dikkate alarak belge verir veya belge almaya hak kazanmış bir buluş değilse red eder. Bu süreç ortalama 3 yıl sürer. Faydalı modelde ise her ne kadar yenilik kriteri olsa da resmi patent ofisi buluş konusunun gerçekte yeni olup olmadığı ile ilgili bir araştırma ve inceleme yapmaz. Sadece faydalı model başvurusunu yayınlar ve belge verir. Buradaki srüeçbir çok ülkede sadece araştırma yapmak ve yayında gelen itirazları dikkate alarak belge verip vermemek şeklinde değişebilir. Ama ortak nokta patent gibi araştırma ve inceleme raporlarının olmaması (en azından patent kadar sıkı bir araştırma ve inceleme olmaması) sadece yayınla halka duyurulması ve belge verilmesi şeklindedir. Bu nedenle Faydalı modeller patente göre hem çok uzun , hem de ortalama 1 yıl kadar sürmesinden dolayı çok daha kısa sürelidir. Bundan dolayıdır ki bir çok ülke, özellikle küçük işletmeleri ve buluşçuları teşvik etmek için faydalı model uygulamasını kullanmaktadır.

Faydalı modeller patente göre ucuz ve kısa sürmesine karşın hukuki uygulamalarda bazı problemler yaşanmaktadır. Öncelikle faydalı model isminden bir çok kişi yaptığı yeniliğin “faydalı olup olmadığına” bakmaktadır. Oysa “faydalı model “ ismi kafada karışıklığa yol açmamalıdır. Bir buluşun faydalı model alıp almaması için onun faydalı olup olmadığına bakılmaz. Kanuna göre (551 sayılı KHK) onun yeni ve sanayiye uygulanabilir (pratiğe dökülebilir) olmasına bakılır. Bundan dolayı bir kişi faydalı model almışsa ve piyasada “biz faydalı model aldık, devlet bizim ürünümüzün faydalı olduğunu tescilledi” gibi bir ifade kullanıyorsa cahilce konuşmaktan başka bir şey yapamıyor demektir. Diğer yandan piyasada, özellikle mahkemelerde faydalı modellerle ilgili araştırma ve inceleme raporları düzenlenmediğinden haksızlıklar ortaya çıkmaktadır. Örneğin bir kişi bir ürünü yurt dışında bir ülkede görmekte ve Türkiye’ye gelip bunun faydalı modelini başvurmaktadır. Faydalı modellerde de resmi ofis bir araştırma yapmadığında başvuruyu yayınlamakta ve belge vermektedir. Faydalı modele sahiplenen kişi bir bakıma haksız yere bir belge almış demektir. Bu belge ile aynı ürünü üreten başka bir üreticiye dava açtığında hakim mecburen devletin vermiş olduğu faydalı model belgesinin gereğini yerine getirmek için mal toplama, ceza veya diğer takip eden davalarda tazminat kararı vermektedir. Bu durumda aynı ürünü üreten kişi, haksız yere faydalı model almış olan kişiye karşı davada yenilgiye uğramakta ve zarara uğramaktadır. Önceleri bu tip davalarda haksız yere faydalı model almış kişilerin açmış olduğu davalarda gerçekte olmasa da kanun önünde taklitçi duruma düşenler açısından büyük zararlar ortaya çıkmakta idi . Yapılan uygulamalarda kanundaki bu açıklığın önüne geçmek için Fikrî ve Sınai haklar mahkemelerindeki (veya diğer ticaret mahkemelerindeki hakimler) faydalı model taklit davalarında eğer dava konusu olan faydalı modele karşı davalı tarafından bir iptal davası açılmışsa o davanın sonucunu beklemeyi tercih etmektedirler. Mağduriyetleri gidermek için uygulanan bu yöntem otomatik olarak hemen hemen tüm faydalı model davalarını uzatmaktadır. Bu kanuni açıklığın 2013 yılında TBMM’ye giden, ancak henüz yasalaşamayan patent kanununda revize edilmesi bekleniyor. Faydalı modeller ile ilgili araştırma zorunluluğu getirilerek haksız yere faydalı model alınması engellenmeye çalışılacaktır.

Faydalı model her ne kadar sanayicinin işini kolaylaştırmak için konmuşsa da uygulamada yaşanan problemlerden dolayı pek de güçlü bir koruma sağlamadığı düşünülmektedir. Bu düşüncede de hak payı vardır kuşkusuz. Ancak burada sadece kanun ve uygulamalarda değil sanayicinin patente veya faydalı modele sadece prosedürel bir olay olarak yanlış bakmasından da kaynaklanmaktadır. Sanayici büyük olsun veya küçük olsun Ar-Ge bölümünde (veya kendi çapında) bir yenilik yaptığında bunun patentle veya faydalı modelle korunması gerektiğini düşünüyor. Buraya kadar problem yok. Ancak bazı işletmeciler sırf maliyetten dolayı ve zaman kısalığından dolayı yaptıkları yenilik patent ile korunabilecekken faydalı modelle korumayı tercih ediyor. Diğer taraftan yapılan yenilik küçük bir buluş iken faydalı model alanlarda olabiliyor. Her iki grubun ortak hatası patent veya faydalı model alırken buna rekabet stratejisi olarak bakmaması. Yani buluşu (yeniliği) yapınca bir vekille görüşüyor. En uygun vekile (genellikle en ucuz çalışana) işi veriyor sonra beklemeye koyuluyor. Genellikle bekleme süresi bir taklitçi firma çıktığında oluyor. O zaman patent veya faydalı modeli devreye sokuyor ve çoğu zaman bu girişimler başarısızlıkla sonuçlanıyor. Bu başarısızlıkların birkaç sebebi olabilir. Bunlar avukatın teknik konulardan uzak olması, hakimin konuyu fazla bilmemesi, bilirkişinin patent konusuna hakim olmaması veya patent vekilinin yetersizliği olabilir. Ancak olaya buluş (yenilik) ve patent vekilinin durumu açısından bakılacak olursa buradaki en büyük sorumluluk işletmeciye düşüyor. Çünkü faydalı modellerde (ve patentlerde) başta mahkemeler olmak üzere ticareti başarı ve kazanç iyi bir rekabet stratejisi uygulamaktan geçiyor. Bu rekabet stratejisi kuşkusuz patentin içinde olduğu bir strateji olmalıdır. Bir projenin içinde İnovasyon veya Ar-Ge olup ta patent bazlı bir rekabet stratejisi yoksa muhtemelen o proje başarısız olacaktır. Türkiye’deki 551 sayılı patent kanunu (KHK) değişmemiş olsa dahi, var olduğu haliyle faydalı modellerde de başarı sağlanabilir. Bunun için geliştirilen ürün veya ürün parçasının nasıl bir rekabet içinde bulunduğu analiz edilerek faydalı model ona göre hazırlanmalı ve başvurulmalıdır. Faydalı modelin yararını beklemek için sadece mahkeme değil PR (halkla ilişkiler), lisans anlaşmaları, ikili görüşmeler, uzlaşmacı bir yaklaşım ve gerekiyorsa agresif bir patent saldırı stratejisi gereklidir. İş mahkemeye düşünce faydalı modelin kalitesi ortaya çıkar. Faydalı model iyi bir strateji ve patent vekilliği uzmanlığı ile hazırlanmışsa patent avukatının, bilirkişinin ve hakimin konuyu bilip bilmemesi devreye girer. Görüleceği gibi iş sadece yenilik yapmak ve prosedürel olarak faydalı model başvurusu ile bitmiyor. Rekabet üstünlüğü ve faydalı modelden kazanç sağlamak iyi bir yönetim de gerektiriyor.

Hasan DEMİRKIRAN
Avrupa Patent Vekili
Kordinat Yönetici Ortağı

www.kordinat.com.tr