Buradasınız : Anasayfa >> Makaleler >> Otomotiv yan sanayiinde Ar-Ge ve patentler


Otomotiv yan sanayiinde Ar-Ge ve patentler

carBugün otomotiv sanayi hem üretilen katma değer, hem de ihracat bakımından  Türkiye için lokomotif bir sektördür. Buna karşın otomotiv üretim hacimleri dünya ortalamalarının çok altında oluşu ve bir çok otomotiv firmasının araştırma geliştirme (ar-ge) merkezlerinin Türkiye’de olmaması, fabrikaların sadece montaj veya  üretim hatlarıyla sınırlı kalması ülkemiz için bir dezavantajdır. Bunun yanında Türkiye’de otomotiv sanayinin kuruluşu 1954’lü yıllara dayanmasına (1954 Ordu ihtiyacı için “jeep” ve kamyonet yapılması, 1966 “anadol” markasının doğuşu) karşın bu güne kadar maalesef bir “Türk otomotiv markasının” çıkmaması bizlerin yüreğini sızlatan acı bir gerçektir. Oysa 2. dünya savaşının hemen akabinde , 1950’li yıllarda büyük bir savaş geçirmiş olan Güney Kore’de bu gün 5 adet Otomotiv firması (Hyundai, Kia, Daewoo, Samsung ve Ssan Yong)vardır. Bu firmaların hepsi dünyaya satış yapan, dünya markası olmuş firmalardır. Bu gün Güney Kore’de sadece iç piyasa için yılda 1,5 milyondan fazla  araç üretilmektedir. Güney Kore’deki satışı yapılan araçların ancak %5 ithal araçtır. Görüleceği gibi Güney Kore otomotiv sanayine bizden sonra girmesine karşın bizlerden çok çok öndedir. Türkiye’nin otomotiv sanayinde bir dünya markası çıkarması devlet tarafından “laf ile”  desteklense dahi bir çok otomotiv uzmanı ve yatırımcıya göre bundan sonra mümkün değildir.

Türkiye otomotiv sanayinde çok da iyi sayılabilecek düzeyde olmasa dahi otomotiv yan sanayisinde içimizi ferahlatacak bir düzeydedir denebilir. Öncelikle otomotiv sanayinin ihtiyacı olan parçaların yaklaşık %80’nine yakın kısmı Türkiye’de istenen kalitede üretilebilmektedir. Bu avantajlı duruma karşı otomotiv yan sanayicilerimizi rekabette zorlayan konulardan birisi maliyet bakımından bizlerden daha ucuza imalat yapan ülkelere tercihlerin kayması, ikincisi ise katma değerli mamülleri üretememizdir!  Maliyet bakımından dezavantajı yok etmek firmalarda yapılan verimlilik çalışmaları, enerji ve devletin uyguladığı vergi politikaları ile ilgilidir. Verimlilik konusunda Türkiye’de en başarılı sektörler otomotiv yan sanayi sektörleridir. Bu sektörlerde 90’lu yıllardan beri uygulanan kalite yönetim sistemleri ve modern yönetim biçimleri diğer sektörlere göre çok önceden başlamıştır ve çok başarılıdır. Vergi oranlarının yüksek oluşu tüm sektörleri etkilediği gibi otomotiv yan sanayini de olumsuz etkilemektedir. Bunu çözmek devletin ana görevlerinden birisidir. Katma değerli ürünler üretememek ise sanayicimizin temel problemlerinden belki de en önemlisidir.

Katma değerli ürünler üretmek otomotiv sanayinde hem kompleks parçalar üretememek, hem de yenilik yapamamaktan kaynaklanmaktadır.  Otomotiv yan sanayimiz genel anlamda kaliteli ürünler üretmekte ve tercih edilmektedir. Ancak bu kaliteli üretimi abartılı bir ifade ile sadece sac parçası, kauçuk parçası, kaporta, koltuk kılıfı, kapı kolu vs için değil, üretimi nispeten daha zor olan ABS fren, iklimlendirme sistemleri, otomotik kontrol sistemleri vb ürünler için de yapılmalıdır. Diğer taraftan yenilik yapamamak ise otomotiv yan sanayini dışa bağımlı olarak üretim yapmaya zorlamaktadır. Yani ana sanayinin istediği parçaları, ana sanayinin istediği şartlarda ve fiyatta üretim yapmaktadır ki bu durum bir firmanın  geleceğini riske sokmak anlamındadır.

Otomotiv yan sanayinde hem komleks ürünler yapmak, hem de yeni ürünler yapmak sektör için elzemdir. Bu konuda dünyada başarılı olan bir çok firma olmasına karşı sektörde dünya markası olmuş iki isim  Bosch ve Delphi firmalarıdır.  Bu gün Bosch otomotiv yan sanayi konusunda, özellikle fren, filtre, silecek, korna, aydınlatma sistemleri, bujiler, ateşleme sistemleri vs gibi parçalarda teknoloji üreten bir firmadır. Dünyada ilk ABS sistemini (tekerleklerin fren esnasında blokaj olmasını engelleyen sistem) icat eden Bosch’tur.  ABS’nin icadı 1936’da Bosch’in bu konuda patent alması ile dünyaya duyurulmuştur. ABS’nin ilk olarak otomobillerde kullanılması 1978’de Bosch’un Mercedes ve BMW otomobillerinde uygulaması ile meşhur olmuştur. ABS sistemi 1978’den sonra 1986 yılında 1 milyon adet üretilmiş ve sadece Bosch tarafından üretilmiştir. Bosch’in sadece bu ürün için değil bir çok konuda teknoloji üretip patent almıştır. Bosch firmasının bu gün onbinin üzerinde başvuru vardır.  Otomotiv yan sanayinde bir diğer bilinen marka olan Delphi  de teknoloji üreten bir firmadır. Dünyanın bir çok yerinde firmaları vardır ve binlerce mühendis yenilik yapmak için çalışmaktadır. Delphi’nin dünyada bir çok ürünü patentle korunmaktadır.

Türkiye’de otomotiv yan sanayi hem kalite yönetim sistemleri bakımından, hem verimlilik bakımından, hem de ürettikleri mamüllerin istenen şartlarda üretilmesi bakımından diğer sektörlere göre çok ileri bir düzeydedir. Otomotiv sanayinin maliyet ile ilgili sorunu enerji ve vergi gibi devlet politikaları ile ilgili olduğundan dolayı onları devlete derdini anlatması ile çözecektir. Ancak Ar-Ge ve başta patent olmak üzere fikrî haklar konusunda atması gereken çok büyük adımlar vardır. Bu gün Ar-Ge olarak nitelendirdiği üretim geliştirmeden bir adım öteye geçip yeni ürün geliştirme, teknoloji geliştirme ve sistem geliştirme üzerine odaklanmalıdır. Bu odaklanma onlara ana sanayinin her istediğini onların verdiği fiyatlarla yapmak gibi bir fasonculuktan , ana sanayiye onların istediklerinden daha iyi sonuçlar veren ürünler ve teknoloji öneren, bunun karşılığında hak ettiği kazancı elde eden markalara dönüştürecektir. Türkiye’de normal şartlarda bir otomobil markası çıkması çok zordur. Ancak dünyaya satış yapan bir çok otomotiv yan sanayi  markası çıkması mümkündür.
Hasan DEMİRKIRAN
KORDINAT YÖNETİCİ ORTAĞI
Makine Mühendisi
Avrupa Patent Vekili